Selam dünyalı ben dost! Bu sayfaya girdiğine göre belli ki hakkımda birkaç şey öğrenmek istiyorsun veya sadece bu blog yazarının nasıl bir şekilde kendini tanıttığını merak ediyorsun… Bu sayfayı oluşturmak için bir zaman tüneli eklentisi düşünmüştüm aslında ama maalesef olmadı. Yani şöyle tarih tarih veya olay olay kendimi anlatmak isterdim. Bildiğiniz böyle bir eklenti varsa “iletişim” sayfasından bana ulaştırabilirsin. Konu olarak Öneri’yi seçmen yeterli olacak. Neyse, madem şuanda böyle bir eklenti kullanmıyorum o zaman sade bir anlatımla girmek istiyorum.

Şimdiye kadar hep 1999 yılında doğdum desem de bu blogda her şeyi açığa vurmak istiyorum. Gizlimiz saklımız olmasın. Milenyum yılı dediğimiz 2000’de doğdum. Yani 21. yüzyılın ilk nisan ayının son haftasında. 21 Nisan 1999. Doğduğum yer de Türkiye’nin en matrak kısmı olan Trakya olarak adlandırdığımız bölgede yer alan Tekirdağ. Her ne kadar orada doğmuş olsam da İstanbul’da yaşadım. İstanbul, benim için her zaman ayrıdır. Çocukluğum ve en güzel yıllarım orada geçti. Gerçek dost diyebileceğim ender kişilerin çoğu oradan çıktı..

Sonradan, 2011 yılında Diyarbakır’a taşındık. Buraya geldiğimiz zamanlarda yani daha 11 yaşımdayken zaten bilgisayar ile haşır neşir olmama rağmen buradaki çocukların bir batılıyı benimseyememesi ve arkadaş edinememesi yüzünden bir süre çok yalnız kaldım. Ben de hayranı olduğum Metin2’yi evde rahat rahat oynayamadığımı anlayınca soluğu Troll Capsleri dediğimiz, zamanında binlerce sayfanın tek konusunun işlendiği saçma esprileri yapmaya kalkıştım. Onda da başarısız oldum ve başka işler aradım kendime. Öncelikle en sevdiğim pvp server için bir fun page yapmak istedim. Ama facebook benim için çok sıradandı. Şimdiki kadar özelleştirme de yoktu. Ben de bunu bir web sitesi ile yapmak istedim. Her genç ve toy meraklı girişimciler gibi ben de ücretsiz işler yapmak istedim. Ücretsiz bir com site açamayacağımı anlayınca ben de zorlamayıp tr.gg uzantılı bir site açtım.

 

İşte webmaster hayatım böyle başladı. Uzun bir süre sadece araştırma yaptım. Kimseden yardım istememem gerekiyordu. Eğer yardım alırsam aylaklaşırdım. Önce youtube, izlesene gibi büyük video sitelerinden; sonra da kişisel bloglardan ve ders sitelerinden öğrenmem gereken videoları indirdim. Yaklaşık 120 video indirip arşivledim. Ve şifreledim. Bunu sadece temeli söktükten sonra izleceyektim. Ve girdim bedava siteme. Tasarım ayarlarına girip tek tek menü elemanlarını inceledim. Elbette bir şey anlamadığım için farklı bir yola giriştim. Öncelikle bir etiketin başladığını sonra da / tagı ile bitirildiğini öğrendim. Mesela <berkay> gibi bir kod varsa, kod fonksiyonuyla işin bitince </berkay> yapıp kapatıyorsun. Böyle. Bunu anladıktan sonra bir tagın başından sonuna kadar kopyaladım ve o satırı sildim. Siteye girdim ve eksikleri gördüm. Sonra sildiğimin yerine 2 tane ekledim ve siteye girip fazlaları gördüm. Böylece temeli kavramış oldum.

HTML ve CSS kavramlarını bu yolda öğrenmeye başladım ve çok geçmeden 2012 yılında blogspot alanına da girdim. O sıralar çok popüler birkaç blogspot yazarı vardı. Onlara özendim de diyebiliriz. BS’nin çok sorumluluğu az fonksiyonu var. Bu basit alt yapıyı kullanmış biri olarak blogspotun başlarında zorlandım ve birkaç kişiden alt yapı temelini öğretmesini istedim. Tabii ki yardım alamadım. Ama 1-2 kişi kategori konusunda yardım vermişti. Bu alt yapı benim için cennet gibiydi. Tek tek ana sayfa düzenleme derdi yok, kategorilere tek tek yazı girme derdi yok. Yazıyı gir 10 20 30 gönlünden ne koparsa sınırsız etiket ver yine de biri girince orada otomatikman gözüküyordu. Rüya gibiydi. Ayrıca tasarımda sıkıntı olursa bana öğretiyordu da. Blogspot’da çok kalmaya niyetli değildim. Kasım 2013’te bitti bu sevda da. XML Sökmek gibi bir derdim zaten yoktu. Temelini kavrayınca soluğu WordPress’te almaya karar verdim. Ve tk uzantılı birkaç blog kurdum. Bu sitelerin hepsine wordpress kurdum. Ve zamanla nasıl olduğunu ben bile anlamadan bayağı içinde buldum. Blogger v WordPress yapmak istemiyorum burada zaten onun için ayrı bir konu olacak ama önceki iki alt yapının bir hiç olduğunu gördüm burada. Uzun yıllar da kullanmayı düşünüyorum…

 

Web hayatımın yanı sıra sevdiğim şeyler arkadaşım Baha Gökçen sayesinde epey bir değişti. Mesela çizimlere ve çizgi romanlara ilgim arttı. Oyunlara ilgim arttı. Steam ve Twitch zaten bilmezdim bile ama şimdi çok önemli olduklarını anladım. Teknolojiyle aram iyileşti. Gündemden ve siyasetten de beraber tartışıp konuşup bu alanda kendimizi geliştirebiliyoruz. Dini meseleler ve sorular olunca araştırıp yorumlayıp çözüyoruz.

Eh tabi Baha’dan önce de benim zaten sevdiğim şeyler vardı. Basketbol ile ilgiliyim, yeme içmeyi epey severim, arkadaşlarımla yapabileceğim havuz, halı saha gibi etkinlikleri severim. Onu bırak arkadaşlarım olsun da oturmayı bile severim. Bu sene bizim tayfa sayesinde bilardoya ve half-life’a da merak sardım. Ve şu an resmen HL hayranıyım diyebilirim. Baha, oyunlara ilgimi arttırdı. Evet. Ama tabii ki gönlümde taht kurmuş Metin2’yi her ne kadar uğraşsa da silemedi. Her türlü servera ayak uydururum. Türk de oynadım 32k oranlı da. Emek de oynadım wslik de. Saltanat da oynadım TC de. her türlü m2 ortamınıza da ayak uydururum. Yeni veled nesil gibi oynamam, hakkını veririm. Yalnız beni aranıza çağıracaksanız önceden netleştireyim oyunda küfür, dolandırma, adilik vb. istemem. Varsa hiç katmayın zaten beni.